Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Osmanlıda Eşcinsellik; Hayretler İçerisinde Kalacaksınız

Osmanlıda Eşcinsellik; Hayretler İçerisinde

Osmanlıda Eşcinsellik; Hayretler İçerisinde Kalacaksınız

“Osmanlı İmparatorluğu döneminde eşcinsellik” konusu günümüzde sıkça tartışılan bir konu olabilir, ancak o döneme ait yazılı ve görsel eserlere bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu’nda eşcinsel ilişkilerin varlığına dair kanıtlar bulunmaktadır.

Günümüzde eşcinsellik, bazı insanlar tarafından yeni bir trend, gençler arasında yaygınlaşmış bir heves, geçici bir dönem veya sadece “Amerika’nın etkisi” olarak görülerek, sanki yeni ortaya çıkmış bir olgu gibi yorumlanabiliyor. Ancak eşcinsellik, insan toplumlarındaki ve doğadaki diğer hayvanlardaki bazı örneklerle uzun bir geçmişe sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu’nda da bu tür ilişkilere dair belgeler bulunmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde eşcinsellikle ilgili yazılı ve görsel kanıtlar, edebiyat eserlerinden tıbbi metinlere kadar farklı kaynaklarda bulunabilir. İmparatorluğun farklı dönemlerinde, cinsel yönelimle ilgili farklı yaklaşımlar ve görüşler mevcut olmuş olabilir. Ancak tarihçiler, Osmanlı toplumunda eşcinsellikle ilgili çeşitli örnekleri ve tartışmaları belgelemişlerdir.

Sonuç olarak, Osmanlı İmparatorluğu döneminde eşcinsellik, tarihsel bir gerçeklik olarak kabul edilebilir ve bu konuyla ilgili pek çok farklı kaynak bulunmaktadır. Ancak bu konunun tarihsel ve kültürel bağlam içinde ele alınması önemlidir, çünkü her dönemin kendi normlarına ve değerlerine sahiptir ve bu tür ilişkilerin nasıl ele alındığı döneme göre değişebilir.

Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait resimlerin, şiirlerin ve bazı tarihçilerin yorumları, özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı toplumunda “oğlancılık” ve eşcinsellik pratiklerinin varlığını gösteriyor.

Osmanlıda Eşcinsellik

Osmanlı İmparatorluğu’na ait sanat eserlerinde, erkek erkeğe ilişkiyi tasvir eden birçok görsel bulunmaktadır. Bu temaların yanı sıra, dönemin şiirlerinde de bu tür ilişkilere dair pek çok örnek bulunmaktadır. Bu ilişkiler, bazıları doğrudan eşcinsel ilişkiyi, aşkı ve cinselliği anlatırken, maalesef bazıları da çocuk istismarı olarak kabul edilen “oğlancılığı” gözler önüne sermektedir.

Günümüzde, bazı kesimler tarafından hala “sapkınlık” olarak görülen eşcinsellik, Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük bir bölümünü kapsayan tarih boyunca izlere rastlanır ve o dönemdeki toplumsal normlar açısından günümüz kadar tabu olarak kabul edilmeyebilirdi. Ayrıca, “oğlancılık” gibi çocuk istismarı suçları, o dönemde suç olmalarına rağmen ne yazık ki oldukça yaygın bir şekilde görülmekteydi.

Bu tür tarihsel belgeler, Osmanlı İmparatorluğu‘nun karmaşık ve değişken sosyal dokusunu yansıtmaktadır ve o dönemin cinsel pratiklerini ve toplumsal normlarını anlamak için önemli bir kaynak teşkil eder. Ancak bu konunun incelenmesi ve yorumlanması her zaman dikkatli bir şekilde yapılmalıdır, çünkü tarihsel bağlam içinde değişen normlar ve değerler göz önüne alınmalıdır.

Osmanlı Divan Edebiyatı’nda Eşcinsellik

Osmanlı Diva Edebiyatında Eşcinsellik

Dönemin şairleri, eşcinsel ilişkilere işaret eden birçok şiir yazdılar; ancak zamanla, yorumcular ve çevirmenler, Osmanlı şiirindeki eşcinselliğin varlığını inkar etme amacıyla bu şiirleri yavaş yavaş heteroseksüel bir bağlama çekmeye veya farklı şekillerde yorumlamaya başladılar.

Divan Edebiyatının Örneklerinden Enderun’lu Nedim’i Örnek Verecek Olursak

Gel şu neşesiz gönle bir neşe bağışlayalım.
Gidelim selvi boylu güzelim yürü Sâ’dâbâd’a.
İşte üç çifte kayık iskelede hazır.
Gidelim selvi boylu güzelim yürü Sâ’dâbâd’a.

Gülelim oynayalım, dünyadan arzumuzu alalım.
Yeni Çeşme’den Tesnim suyu içelim.
Ejderha’nın ağzından hayat suyu aktığını görelim.
Gidelim selvi boylu güzelim yürü Sâ’dâbâd’a.

Bazen gidip havuz kenarında salına salına dolaşalım.
Bazen gelip Kasr-ı Cinân’ı seyredelim, hayran olalım.
Bazen şarkı okuyup bazen gazel söyleyelim.
Gidelim selvi boylu güzelim yürü Sâ’dâbâd’a.

Annenden “Cuma namazına gidiyoruz.” diye izin alıp
Zulmedici felekten bir gün çalalım.
Gizli yollardan iskeleye doğru dolaşıp
Gidelim selvi boylu güzelim yürü Sâ’dâbâd’a.

Bir sen, bir ben, bir de güzel şarkı söyleyen biri,
Eğer iznin olursa bir de aşktan çılgına dönmüş.
Nedim Ey şuh, öbür dostları bugünlük feda edip
Gidelim selvi boylu güzelim yürü Sâ’dâbâd’a.

Enderunlu Nedimin Şiirinde Anlatmak İstediği

Enderunlu Nedimin Şiirind Anlatmak istediği

İkinci dörtlükte bahsedilen “Tesnim suyu,” aslında “bengisu” olarak çevrildiğinde, içen kişinin ölümsüzleştiği bir su olarak anlam kazanır. Şiirdeki bu “tesnim suyu” ifadesi ile bir sonraki satırdaki “Ejderhanın ağzından hayat suyu aktığını görelim” cümlesi, şairin aslında sperm ile ilgili bir metafor kullanmış olabileceğini düşündürüyor.

Üçüncü dörtlükte yer alan “salına salına yürümek” ifadesi, aslında “hirâman” olarak geçer ve hem salınarak yürümeyi hem de “yasak olan şeyleri yapmayı” ifade edebilir. Dolayısıyla, Nedim’in bu kısımda sözcüğün ikinci anlamına vurgu yaparak eşcinsel ilişkilere işaret ettiği düşünülebilir.

Dördüncü dörtlükte, yani ders kitaplarından çıkarılan kısımda, cuma namazına gitmekten bahsedilir. Bu bölümden hem kişinin erkek olduğu hem de annesinden izin alacak kadar genç olduğu anlamı çıkabilir. Ancak bu kısmın mizahi bir anlam taşıyıp taşımadığı kesin değildir. Eğer bahsi geçen kişi gerçekten bir çocuksa, bu durum şiiri eşcinsellik temasından ziyade çocuk istismarı temasına işaret eden bir anlam kazandırabilir.

Bu şiirin içinde daha fazla çıkarılabilen anlam katmanları olabilir, ancak şimdilik bu kadarla sınırlı kalalım ve başka bir konuya geçelim.

Osmanlı’da Eşcinselliğin Yoğun Olduğunu Kanıtlayan Başka Eserlerde Bulunuyor

Osmanlı'da Eşcinselliğin Yoğun Olduğunu Kanıtlayan Başka Eserlerde Bulunuyor

Enderûnlu Fâzıl, eserlerinde, kadınlardan hoşlanmadığını sürekli tekrarlamasının yanı sıra “Güzel Oğlanlar” adlı kitabı ve  “Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi” isimli, Osmanlı dönemindeki iki erkek arasındaki ilişkiyi anlatan hikâyesi bulunuyor.

Orhan Gazi döneminde başladığı düşünülen oğlancılık pratiği, Hristiyan erkeklerle ilişkiye yönelik cinsel istismar boyutuna vardığı iddia ediliyor.

orhangazi dönemi

Divan edebiyatında bulunan eşcinsel temalı şiirlerde sıkça Hristiyan gençlerine atıfta bulunulur. Osmanlı İmparatorluğu’na esir düşen Bizans İmparatorluğu’nun Selanik Başpiskoposu Gregoru Palamas, eşcinsel ilişkilerin oldukça yaygın olduğunu ve özellikle esir alınan Hristiyan erkeklere yönelik cinsel tacizin sıkça yaşandığını ifade etmişti.

“Vesikalı erkek” diye bir kavram da vardı.

Osmanlıda Vesikalı Erkek

Özellikle 17. yüzyılda oldukça yaygın olan vesikalı erkekler, dönemin devleti tarafından bir meslek grubu olarak kabul ediliyordu. Bu vesikalı erkekler, karşılığında ücret alarak erkeklerle cinsel ilişkilerde bulunuyorlardı.

Bu meslek grubundaki bazı kişiler, hamamlarda çalışıyorlardı ve “esnaf güzelleri” olarak adlandırılıyorlardı. Diğerleri ise gün içinde esnaf çırağı olarak görev alıyorlardı. Hatta Evliya Çelebi‘nin “Seyahatname” adlı eserinde, bu tür olaylara dair birçok örnek bulunmaktadır.

Eşcinselliği Suç Olmaktan Çıkaran İlk Devletlerden Biriside Osmanlı Devleti’dir.

Osmanlıda eşcinsellik suç olmaktan çıkarıldı

1526 yılında yayınlanan Bozok Sancağı Kanunnamesi, Osmanlı İmparatorluğu’nda eşcinselliğin yasal olarak kabul edilmediğini gösteren ifadeler içermekteydi. Ancak, bu yasağın üst sınıflardaki bireyler tarafından sık sık ihlal edildiği ve Osmanlı İmparatorluğu’nun belirli dönemlerinde bu tür ilişkilerin toplum içinde yaygın olduğunu gösteren eserler ve kanıtlar da mevcuttur.

Daha sonra Osmanlı Devleti, 1858 yılında Tazminat reformları çerçevesinde eşcinsel ilişkiyi suç olmaktan çıkardı ve 1858 Ceza Kanunnamesi‘nde eşcinselliğe dair herhangi bir suç tanımlaması bulunmadı.

Sonuç olarak, günümüzde bazı Netflix içeriklerinin sansürlenmesiyle ilgili tartışmalar yaşanırken, tarihsel olarak Osmanlı İmparatorluğu’nda eşcinsellikle ilgili eserlerin, günümüzün gökkuşağı temalı içeriklerinden daha fazla açık bir şekilde bulunduğunu ifade edebiliriz.

Kaynaklar: Murat Bardakçı – Osmanlı’da Seks, Teyit.orgBritish LibraryDin ve Mitoloji